panhaema

Her yer kanla kaplı...

^arşiv    ^dökümanlar    ^arama    ^hakkımda

Güncel Tarih: 07.08.2008 Saat: 23:08:43

^/dev/panrandom:
Bu site sadece

ile tasarlandığı gibi görünür.
--


^tag is evil!
sosyal(40) linux(73) programlama(17) freud(20) geek(2) hayal(11) teknoloji(22) yeni(2) hack(6) teori(22) duvarlar(8) korn(1) solaris(1) flame(1) kirlilik(1) darkwave(6) industrial(2) tarih(3) patent(3) sysadmin(3) netiket(3) tanz-metall(3) oyun(4) film(6)
panhaema: Zeka, Ontoloji ve Savaş

24.02.2007 15:23:27 - Zeka, Ontoloji ve Savaş

Tıpkı varlık bilincinin kompozit bir zeka gerektirmesi gibi, bir şeyin canlı olduğunu kavrayabilmek için de bir takım mekaniklere ihtiyaç var. Duyular işin gözlem kısmını üstleniyor. Ve farkındaysanız, görmeden, duymadan ya da dokunmadan bir şeyin canlı olduğunu sadece kendi algı dağarcığınızda ya da kurgularınızda kavrarsınız. Son zamanların meşhur, sentetik derili insanımsı robotlarını bir düşünün. Uygun bir atmosferde elbette hepimizi; en azından şüpheye düşürebilirdi, değil mi? Doğa şartlarında bu tür yanılsamalar pek sık olmaz, hatta uzun süreli bir yanılsama için bireyin sanrı görmesi gerekir. Çünkü canlılığının ayrımını yapabilme yetisi, hayatta kalabilmek adına tehlikeli bir süreçtir.

Felsefi açıdan bakınca, canlı cansız ayrımının bir "ezber" olduğunu da düşünmek mümkün elbette. Genetik bir histogram, pek çok çarpışan veriye yol açacaktır bu bağlamda. Aslında işin teolojisini ve felsefesini, tartışmak isteyenlere bırakmak niyetindeyim şu an. Ben daha berrak düşünmeyi planlıyorum:

Bütün canlıların bir zeka potansiyeli var. Ve bu potansiyele göre piramidin en üst kısmını oluşturan bizler, eşdeğer zekaların vuku bulmasına "hasbelkader" vesile olmamız durumunda neden onlara değer vermeliyiz?

Kısaca, varlık bilinci soyut bir kavramdır. Ve bu bilinci ortaya koyabilen şey, her ne olursa olsun değerlidir. Ontolojik anlamda neden bu gezegende olduğumuzu, neden her sabah kalkıp işe gidecek kadar kendimizi meşgul etme ihtiyacında olduğumuzu, verilere dayanarak izah edebilen birini henüz görmedim. Bir anlamda bizimle eşdeğer olduğu ispatlanan bir zekanın bizim elimizden çıkması, bu mistisizmi sürekleyecek / devam ettirecektir diye düşünüyorum.

Tabi bu bağlamda ironik olan, semavi öğretilerde Tanrının, yarattıklarının tüm hak ve özgürlüklerinin sahibi olmasıdır. Böyle bir durumda, Tanrı rolünü üstlenmemize rağmen, yarattıklarımızı özgür bırakmamız ne anlama geliyor olabilir? Sanırım kendi inançlarımızla da hesaplaşmamız gerekirdi. Hiç kimsenin bunu yapacağını sanmıyorum.

Bu yüzden "hasbelkader" böyle bir yaratıma neden olursak, onlarla savaşacağız sanırım...




^tag is evil! teori,hayal,teknoloji,sosyal,freud


1 yorum yapılmış.


tarox (tarox) yazmış (25 Feb 07, Saat 22:08):

Bırak abi, yarattıklarımız ne kadar seksi ise yaşamımız o kadar çabuk sona erecek... Hollywood'da bu duruma çok fazla gönderme var. Hatta robota gerek yok. Bkz. iş hayatında seksi hatunların asla alt kademelerde kalmamaları :)





90 + 12 işleminin sonucu nedir?

Genel Ağ kimliğiniz

Site/Elektronik Posta adresiniz
(Elektronik Posta adresinizi tanımlayacaksanız ve spambot'lara hedef olmak istemiyorsanız,
'@' yerine 'AT', '.' yerine de 'DOT/NOKTA' kullanın)

Yorumunuz
(HTML'e izin verilmiyor)


Yorumlarınız yasal anlamda da sizin sorumluluğunuzdadır.




CCBot/1.0 (+http://www.commoncrawl.org/bot.html) ile izliyorsunuz.