<?xml version='1.0' encoding='UTF-8' ?>
<rss version='2.0'>
<channel>
<title>panhaema.com</title>
<link>http://panhaema.com</link>
<description>Her yer kanla kaplı...</description>
<language>tr</language>
<generator>panhaema.com rss robotu v1.7 (MetaCat)</generator>
<item>
<title>30-3 ekonomik göstergeler / tüm sevdiklerime itafen</title>
<link>http://panhaema.com/153</link>
<comments>http://panhaema.com/153#yorumlar</comments>
<pubDate>23.03.2010 21:46:34 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><img src="http://panhaema.com/uploads/stars&sky.jpg" border="0" alt="http://panhaema.com/uploads/stars&sky.jpg" title="http://panhaema.com/uploads/stars&sky.jpg" /><br /></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>Yazmak için motivasyon gerek. Bense uzun zaman sonra, yeniden biriktirmeye </em><span style="font-size: 10px; "><span style="font-size: large;"><em>başladım motivasyon</em></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: large;"><em>larımı</em></span></span><span style="font-size: large;"><em>  <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /></em></span></span></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>İlhama muhtacız hepimiz...</em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>90'lı yılların başındayız. Gökçeada'dayım. Sıcak bir yaz gecesi, sahil boyundaki yolda yürüyorum. Tek başımayım. Saat gece yarısını geçeli çok olmuş. Etrafta çıt yok. Ara sıra dalga sesleri duyuyorum. Denizden gelen sesleri hep huzurlu bulmuşumdur... Birden sahil yolunu aydınlatan bütün lambalar sönüyor. Etraf zifir-i karanlık oluyor. Tedirginliğim yükseliyor. Sağa, sola, önüme, arkama bakıveriyorum bir çırpıda. Olası bir tehlikeyi ararken, gökyüzüne gözüm takılıyor bir an. Tam bir şölen, o kadar karmakarışık ve büyüleyici ki... Ne zaman gökyüzüne baksam, hayatım, sorunlarım, hırslarım, düşmanlarım, dostlarım ve ben; o kadar küçülüyoruz ki... Güçlü bir lodos alıyor birden beni benden. Adeta uçuyorum kendi kendime, ayaklarım yerden kesilmeden. Dalga sesleri büyüyor kulaklarımda. Nereye gideceğimi unutuyorum. Dünya ile bağlarım kopuveriyor. Gökyüzünü izlerken; dalga seslerini dinlemek ve rüzgar yüzüme vururken, kumlarda uzanmak. Hayatımda bu kadar ben olduğumu hissettiğim çok az anım var. Gün ağarırken birileri yaklaşıyor bana doğru. Ben Dünya'ya güneşle beraber geri dönerken. Ailem... Deliye dönmüşler. Henüz 10 yaşındaydım o zaman. O yaz, bir daha yalnız dışarıya çıkamadım. Neredeyse psikologa götüreceklerdi beni, o gece yüzünden <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>30'a 3 kala, şimdiki zaman. Çoğu kez düşündüm bu anımı. Her seferinde daha güçlü hissettim kendimi... Siz ne kadar dolu yaşıyorsunuz, bilemem. Ben çok dolu yaşıyorum, belki o gece hakkında yazdıklarım çok saçma gelir size, kim bilir... Bense şu yaşıma kadar, hayatımın kontrolünü elimde tuttum hep, bu anının bende  yarattığı maneviyatın da etkisiyle. Şöyle bir geriye bakınca, acayip doldurmuşum geçen yıllarımı, pek çok şey yapmışım. Pek çok tecrubem olmuş. Geçen 1-2 yılda bile, maddi açıdan (30'lu yaşların çan eğrisi) bir dönem çok güçlüymüşüm, bir dönem iflas etmişim...</em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>Şimdilerde yükseliyorum yeniden. Daha sakin düşünmeyi öğrendim; sadece 2 yılda <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>Hepimiz, mütemadiyen, testilerimizi elimizden düşünüyoruz, kırıyoruz; hayat yolculuğumuz devam ederken.</em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: small;"><span style="font-size: large;"><em>Önemli olan yürümeye devam etmek... </em></span></span></p>
<p style="text-align: center; "> </p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: small;"><span style="font-size: large;"><em>Çünkü amaç: Yolculuğu bitirmek, testi taşımak değil sevgili fani dostlarım.</em></span></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em><br /></em></span></p>
<p style="text-align: center; "><span style="font-size: large;"><em>Güçlü olmayı öğrenin...</em></span></p>]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Der Fuehrer's Face</title>
<link>http://panhaema.com/152</link>
<comments>http://panhaema.com/152#yorumlar</comments>
<pubDate>21.03.2010 12:02:20 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>Sümerler <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Svastika">svastika</a>yı kullanmaya başlayalı 6000 yıl olmuş. Geçtiğimiz yüzyılda Avrupa'da yaşananları ve artık svastikanın insanların zihninde nelerle eşleşmiş olduğunu öngörörebilselerdi, yüzlerinde nasıl bir ifade olurdu çok merak ediyorum...</p>
<p> </p>
<p>İnsanlık olarak hafızamız çok zayıf vesselam... Geçen akşam ne yediğimizi bile zar zor hatırlayabilirken; kimsenin binlerce yılı, her sosyal infialde aklında tutmasını beklemiyorum tabi. O kadar da zeki değiliz... Hiç olmadıkta zaten. Bunun en güzel kanıtı: "Tarih tekerrürden ibarettir".</p>
<p> </p>
<p>Sıkıldık değil mi? Haydi daha eğlenceli şeylere akalım o zaman <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /> Disney, bu sıralar <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Epic_Mickey">Epic Mickey</a> adlı bir wii platformu oyunu projesiyle yeniden çehre değiştiriyor gibi görünse de hiç bir şey geçmişten alınan o zevk kadar mühim değil... Hayatın anlamı, mutlu anılarda gizlidir derler ya; bakın bakalım Donald Duck (memleketinin propagandasını yaparken) ne tür anılardan dem vuruyor. Ve kollektif hayatımız neden bir türlü "mutluluk" bulamıyor...</p>
<p> </p>
<p> </p>

<object width="640" height="385">
<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/iumEGAUceDg&hl=en_US&fs=1&rel=0" />
<param name="allowFullScreen" value="true" />
<param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" src="http://www.youtube.com/v/iumEGAUceDg&hl=en_US&fs=1&rel=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed>
</object>
]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Silahların gölgesinde yüz elli sekiz gün</title>
<link>http://panhaema.com/148</link>
<comments>http://panhaema.com/148#yorumlar</comments>
<pubDate>17.10.2009 21:10:43 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>02/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Selamlaşma d&uuml;rt&uuml;s&uuml;,</p>
<p>Bir t&uuml;r, ben dostum, sana zarar vermeyeceğim ifadesi. Selamlaşma isteğinin y&ouml;n bulmaması, i&ccedil; huzuru ka&ccedil;ıran bir durum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Terzi,</p>
<p>Vitamin talebi y&uuml;z&uuml;nden işini yapmamayı se&ccedil;ebilen yine de gelme ihtimaline binayen &ccedil;alışabilen kişi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>06/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yıldırım,</p>
<p>Garip bir bunalım. Hissiyatı bozuk bir g&uuml;n. Sa&ccedil;ma d&uuml;zenlerin d&uuml;zensiz dağılım gecesine hazırlık.</p>
<p>İ&ccedil;inde yaşama, dışarısıyla bağ kurmama. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; d&uuml;şlediğim r&uuml;yaya d&ouml;n&uuml;ş isteği.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>07/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;&ouml;le d&ouml;n&uuml;ş,</p>
<p>Onca insan arasında tamamen yapayanlız. Bitkin ve yorgun... Bomboş bir bakış. Hayata dair tek duruş. Bomboş bir bakış...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>12/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Par&ccedil;alanmak,</p>
<p>S&uuml;z&uuml;len kanlar ve sarkan et par&ccedil;aları. Donuk bi ifadeyle birlikte. Kendi başına gelme korkusuyla saklama / saklanma isteği.</p>
<p>Evet, insanlar boşuna korkmuyorlar...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>16/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yanlızlık,</p>
<p>Anlatırken kullanacağım &ccedil;&ouml;l tasvirinin ne kadar da basmakalıp olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m tarif. Derin boşlukların i&ccedil;inde kaybolup, sonsuza kadar d&uuml;şmek. Tek başına...</p>
<p>Sabaha karşı yaşanan tek kişilik psikolojik &ccedil;&ouml;z&uuml;lmeler piyesi... Hızlıca kalkmalısın Uğur...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>22/06/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hafıza,</p>
<p>İşlerken bir g&ouml;kkuşağı ş&ouml;leni. Renk renk anılar, tebess&uuml;mler ya da &uuml;z&uuml;nt&uuml;ler demeti.</p>
<p>Karanlık iken başıboş hissetme, kendinden uzaklaşma hali. Ait olduğun yaşamı kaybetmek...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>03/07/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hi&ccedil; bir şeye sana i&ccedil;erlediğim kadar i&ccedil;erlemiyorum...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>16/07/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sancılı (FMF), sancısız (cilbert) hastane g&uuml;nleri... &Ouml;yle g&uuml;nler ge&ccedil;miş ki "&ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r" dedirten yer. K&ouml;t&uuml;n&uuml;n iyisi kavramı.</p>
<p>Az kaldı...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>28/07/09</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sen, g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m iyilerin en iyisi, beyazların en beyazı, meleklerin en masumusun...</p>
<p>Beyazlar giyen agresif meleklerin arasında...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sabır... Bunca g&uuml;n sadece bunu &ouml;ğretti.</p><meta name="date" content="17.10.2009 21:10:43">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Creation of Life</title>
<link>http://panhaema.com/147</link>
<comments>http://panhaema.com/147#yorumlar</comments>
<pubDate>03.04.2009 23:12:22 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<center>
<div><object width="480" height="291"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x1x36c_lanimateur_fun&related=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x1x36c_lanimateur_fun&related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="291" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"></embed></object></div>
</center><meta name="date" content="03.04.2009 23:12:22">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Famicom Fatihi Türkler</title>
<link>http://panhaema.com/146</link>
<comments>http://panhaema.com/146#yorumlar</comments>
<pubDate>01.04.2009 10:11:12 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[... <br><br>
<b><i>You should pay around $10 for a Mario hack. They have gotten more common in recent years as collectors have begun to tap foreign markets around Turkey and China. Yes, Turkey...for some reason there are a heck of a lot of Famicom pirates in Turkey."</b></i><br>
<p> </p>
<p>Kaynak: <a href="http://web.archive.org/web/20080411023248/http://www.famicomworld.com/Pirated/Mario_Six_PIR.htm">http://web.archive.org/web/20080411023248/http://www.famicomworld.com/Pirated/Mario_Six_PIR.htm</a> <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-sealed.gif" border="0" alt="Sealed" title="Sealed" /> </p>
<p> </p>
<p>Ah, bir de şu iki emulatör var: <a href="http://fceultra.sourceforge.net/">http://fceultra.sourceforge.net/</a> , <a href="http://fms.komkon.org/iNES/">http://fms.komkon.org/iNES/</a></p>
<p>Linux altında Famicom/Nes için daha şık bir ikili olamaz. Meraklısına...</p>
<p> </p>
<p>Bu da işin karanlık tarafı:</p>
<p><a href="http://www.getlofi.com/?p=674"><img src="http://panhaema.com/uploads/circuitbent_famicom.JPG" border="0" /></a><br /><a href="http://www.getlofi.com/?p=674">http://www.getlofi.com/?p=674</a></p>]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Sayısal Mücadele ve Wii</title>
<link>http://panhaema.com/145</link>
<comments>http://panhaema.com/145#yorumlar</comments>
<pubDate>30.03.2009 09:15:14 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<div>Bir süredir Nintendo'nun dillere destan konsolu (ki Nintendo konsol dünyasının Apple'ı bana kalırsa), Wii çerçevesinde takip ettiğim bir topluluk var. Bu insanlar Homebrew (Ev yapımı) uygulamalar konsepti altında Wii üzerindeki açıkları kullanarak çeşitli yazılımların wii portlarını oluşturmaktalar ve hatta yer yer kendi yazılımlarını da geliştirmekteler.</div>
<div></div>
<div>Nintendo ile ilgili fikirlerimi ve bir takım detayları vakt-i zamanında <a href="/144">şurada</a> paylaşmıştım.</div>
<div></div>
<div>Beni tekrar konuyla ilgili yazmaya iten nokta ise bu topluluğun geliştiricilerin yararlandıkları pek çok kaynağın,</div>
<div>özgür yazılım camiasının ortaya koyduğu ürünler olması. Ve bu topluluğun konsol habitatı ekseninde, sosyal anlamda oluşturduğu reflekslerle ilgili.</div>
<div></div>
<div>Basitçe başlamak gerekirse, ortada iki taraf var. Nintendo ve diğerleri. Ortaya ürünü koyan ticari bir kuruluşsa ve</div>
<div>"açık" bir iş modelini benimsememişse genelde şirket ve diğerleri şeklinde ayırmak hemen hemen her durum için kolay iken, burada durumu ilginçleştiren, eşine az rastlanır türden bir gövde gösterisi var...</div>
<div></div>
<div>Wii'nin yapabileceği pek çok şeyin, hemen hemen hiç birini yapmıyor olmasıyla ilgili bir hikaye var ortada. Bu duruma bayağı canı sıkılan birkaç hacker önce Wii içerisinde kod çalıştırmaya izin veren bir açığı keşfederek. Wii'ye sızmayı başarıyorlar. Hızla yapılan ilk iş, temel bir platform oluşturmak (Homebrew Channel), sonrasında da yapılan tüm geliştirmelerin, kurulum/kullanım ve değişim süreçlerinin kurallarını koyan standartları geliştirmek olmuş.</div>
<div></div>
<div>Haliyle Nintendo bu duruma hali/vakti/aklı (iş modelini düşünerek ortaya konan bir trio'dur) yerinde her şirketin yaklaşacağı şekilde yaklaştı. Önce söz konusu açığı yamadı ve bu açık kullanılarak yüklenen Home Brew Channel'in bir daha yüklenemeyecek olmasından emin olmaya çalıştı. Zira HBC'yi silmeye yönelik bir hamle geliştirmesi zordu çünkü, HBC sistemin her yerine ulaşabilen uygulamaları bünyesinde barındırıyordu. Bu tür bir girişimin sonucu muhtemelen konsolun soluğu teknik serviste almasıyla sonuçlanırdı...</div>
<div></div>
<div>O günlerden bu günlere, tabiri caizse bir Nintendo vurdu bir de hacker'lar <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /></div>
<div></div>
<div>Nintendo bir türlü HBC kullanımını kesemedi, köşeye sıkıştırmaya yönelik her adımına anında tepki verildi.</div>
<div></div>
<div>Geçtiğimiz günlerde San Francisco'da düzenlenen GDC (Game Developers Conference) 2009 da Wii'nin en son sistem versiyonu Satoru Iwata (Nintendo'nun başkanı) tarafından lanse edilmişti. Wii'nin hafıza problemlerine</div>
<p><img src="http://panhaema.com/uploads/hbc.jpg" border="0" alt="The Homebrew Channel" title="The Homebrew Channel" width="270" height="200" align="right" /></p>
<div> yönelik ciddi iyeleştirmelerin yapıldığı bu sürüm HBC için pek çok önlem içeriyordu. Hatta bu önlemlerin bir kısmı Kore'de yayınlanan bir ara sürüm ile test edilmişti. Evet, o sürümü sadece Kore gördü <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> 4.0 sürüm numarasıyla yayınlanan sistem versiyonunun (<span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold">bu sürümden önce Kore'de 3.5 yayınlanmıştı, dünyanın geri kalanı ise 3.4 sürümünden 4.0'a direkt geçtiler</span>) yarattığı tüm olumsuzluklara (!) rağmen, duyurulmasından bir kaç saat sonra forumlardan software modded olan eski sistemlerin sağlıklı yükselebildiği haberleri gelmeye başladı. Sizce Nintendo buna göz mü yumdu?</div>
<div></div>
<div>Hatta wii hacker'ları sürümü öylesine benimsediler ki artık yeni geliştirme tabanının ve hedef platformun 4.0 olması yönünde bir takım gelişmeler yaşandı <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /></div>
<div></div>
<div>Wii'ye dair en son gelişme ise, sahip olduğu usb portunu kullanarak, buraya takılacak herhangi bir depolama ünitesinden yedeklediğiniz oyunları (ne yani yedek alamaz mıyım?) oynayabilmeniz yönünde.</div>
<div></div>
<div>Konu üzerine pek çok metafor ortaya konulabilecek olduğundan, pek çoğunu okuyucuya bırakarak, bir iki şey söylemek isterim.</div>
<div></div>
<div>Bahsi geçen hikayenin DS/PS3/PSP/XBOX360 varyasyonlarını da başka yerlerden okumanız olası.</div>
<div></div>
<div>Şimdi bir de olayın "iki tarafının" olmadığı bir konsol örneğini hatırlayalım: GP2X</div>
<div>Hatırlayacağınız üzere, bu cihaz üzerinde geliştirme faliyetinde bulunmak ve "becerebildiğiniz" her şeyi yapmak tamamen serbest.</div>
<div></div>
<div>Çoğu zaman bireysel olarak yapılan iyileştirmelerin, resmi sistem sürümlerinde yer bulmuş olması da bir o kadar ince bir nüans GP2X açısından.</div>
<div></div>
<div>Hikayeleri bir kenara bırakıp işin teknik detaylarından da biraz bahsetmek isterim:</div>
<div></div>
<div>HBC çerçevesinde geliştirilen her uygulamanın, SDK'sı devkitPRO (<a href="http://www.devkitpro.org/">http://www.devkitpro.org/</a>)</div>
<div></div>
<div>Sadece Wii çerçevisinde değil aklınıza gelebilecek tüm popüler konsolların Home Brew temeli bu SDK'ya dayanmakta. Şöyle bir içine girdiğinizde GCC ekseninde toparlanmış, pek çok araç ve ana kodu başka projelerden fork etmiş pek çok kütüphaneler göreceksiniz.</div>
<div></div>
<div>Özellikle Wii'yi HBC ile kullanan kullanıcılar için, Linux ve Linux uygulamaları oldukça tanıdık. Örneğin HD Video oynatma kapasitesi olmasına rağmen offical haliyle DVD filmleri bile oynatamayan Wii'nin Home Brew tarafında çözümü mplayer. Hatta mplayer kodlarını kullanarak kendi oynatıcılarını yazanlar da mevcut.</div>
<div></div>
<div>Konunun lisanslar ve telif hakları bakımından felsefi tartışmalar çıkarmaya çok müsait olduğu çeşitli forumlardan görmek olası olsa da genel kanı açık kaynak felsefesinin iyi ki var olduğu yönünde <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /></div>
<div></div>
<div></div>
<div>
<ul>
<li><a href="http://www.teknoconsolas.es/blog/waninkoko/anuncio-de-una-nueva-aplicacion">http://www.teknoconsolas.es/blog/waninkoko/anuncio-de-una-nueva-aplicacion</a> (Usb Iso Loader)</li>
<li><a href="http://wiibrew.org/wiki/Main_Page">http://wiibrew.org/wiki/Main_Page</a> (Wii Homebrew Wiki)</li>
<li><a href="http://hbc.hackmii.com/">http://hbc.hackmii.com/</a> (Homebrew Channel)</li>
<li><a href="http://lifehacker.com/400581/hack-your-wii-for-homebrew-apps-and-dvd-playback">http://lifehacker.com/400581/hack-your-wii-for-homebrew-apps-and-dvd-playback</a> (Wii ve Mplayer)</li>
<li><a href="http://blog.wired.com/games/2009/03/gdc-live-blog-n.html">http://blog.wired.com/games/2009/03/gdc-live-blog-n.html</a> (GDC 2009 Nintendo Anonsu)</li>
<li><a href="http://www.gp2xtr.com/">http://www.gp2xtr.com/</a> (GP2X TR)</li>
</ul>
</div>
<p> </p>]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Truth Happens</title>
<link>http://panhaema.com/114</link>
<comments>http://panhaema.com/114#yorumlar</comments>
<pubDate>22.05.2007 09:45:55 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[
<center>
Linux'ün ve ona destek verenlerin konumu bundan daha iyi açıklanamazdı herhalde...
<object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ZtdnZNYN0MM"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/ZtdnZNYN0MM" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br>
<small>Video'yu göremiyorsanız, başlığa tıklayınız.</small>
</center>
<meta name="date" content="22.05.2007 09:45:55">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>donkey.bas ve patent ihlalleri</title>
<link>http://panhaema.com/113</link>
<comments>http://panhaema.com/113#yorumlar</comments>
<pubDate>17.05.2007 23:59:59 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
1980'ler... Taşların, yerini henüz tam olarak bulamadığı endüstrilerden biri olan biri: Personal Computing. IBM PC'lerin ve BASIC programlama dilinin performansını ortaya koymaya çalışan iki programcı <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/DONKEY.BAS">donkey.bas</a>'ı yazar...<br />
<br />
Aradan yıllar geçer. donkey.bas'ın programcılarından <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Bill_gates">biri</a>  o yılları şöyle anar:<br />
<br />
<em>"Actually, it was myself and Neil Thompson [sic] at four in the morning with this prototype IBM PC sitting in this small room. IBM insisted that we had to have a lock on the door and we only had this closet that had a lock on it, so we had to do all our development in there and it was always over 101 degrees, but we wrote late at night a little application to show what the Basic built into the IBM PC could do. And so that was Donkey.bas. It was at the time very thrilling."</em>
</p>
<p>
<em><br />
</em><img src="http://panhaema.com/uploads/320px-Donkey.bas_game.png" border="0" alt=" " width="320" height="200" align="left" />
</p>
<p>
Hatta o programcının bu açıklamaları yaptığı yıllarda donkey.bas, .NET uygulamalarının performansını göz önüne koymak adına <a href="http://www.microsoft.com/downloads/details.aspx?FamilyID=990d0ec1-23ea-4408-898d-1fd5727a8890&displaylang=en">tekrar ele alınır.</a> <br />
<br />
Aradan geçen yıllara rağmen çeşitli yazılım geliştirme platformlarını meşhur etmeye/tanıtmaya devam eden bu küçük oyun kodu, açık mavi bir gezegenin yollarında direksiyon sallayan yalnız bir F1 pilotu olduğunuzu varsaymanızla başlar. Kabaca (?) yola fırlayan eşeklere çarpmamak için mücadele verdiğiniz bu oyunda, çarptığınız eşekler, puan almaktadır...<br />
<br />
Yıl 2007 oldu, çarptığımız eşekler hala puan alıyor demek geliyor ama daha retorik yazmak lazım: 
</p>
<p>
Şimdi bu oyunun yaptığı patent ihlallerini gözden geçirelim:<br />
<br />
<strong>1-</strong> Mavi ambians. Dolayısıyla, Venus akla geliyor. İleriye dönük gezegensel bir patent ihlali olabilir.<br />
<strong>2-</strong> F1 aracı. Kesinlikle affedilmez bir ahlaksızlık. F1 aracı tasarlayanların, 80'lerdeki maddi durumunun yegane nedenlerinden biri olması kuvvetle muhtemel.<br />
<strong>3-</strong> Eşek. Yaradana patent borcunuz var...<br />
<strong>4-</strong> Kontrol tuşları.<br />
<strong>5-</strong> Yol çizgileri.<br />
<strong>6-</strong> Puanlama sistemi.<br />
<strong>7-</strong> Eşeğe çarpınca arabanın parçalanması. Fizik kuralları dahilinde bir ihlal...<br />
<br />
Zorlasam da 200'ün üstüne çıkamam sanırım. Hayal gücüm o kadar geniş değil...<br />
<br />
MS CEO'larının / hukukçularının örneklediği <a href="http://www.eweek.com/article2/0,1759,1729908,00.asp">ihlaller</a>  ise çoğunlukla, kemikleşmiş standarlar ya da MS işletim sistemlerine uyum sağlamak için yazılmış kütüphanelere (FAT, NTFS desteği gibi ya da MS OFFICE formatları) ait. Bir de görsel arayüze dair patent ihlalleri var ki evlere şenlik...<br />
<br />
Ticari kaygılar bu tip şeyler yapmak için, çoğu zaman, yeterli görünüyor. Bu yüzden bu saçma fikirlere saygı duyuyorum:
</p>
<center>
<img src="http://panhaema.com/uploads/20070514.gif" border="0" alt=" " width="385" height="386" />

<div style="text-align: center">
Yapısı gereği linux, kullanım oranlarını görebileceğiniz bir işletim sistemi değil. Bunun "<a href="http://www.newlaunches.com/archives/windows_vista_sells_40_million_licenses_in_100_days_the_fastest_in_history.php">Vista'nın satış rakamları, lisanslı linux rakamlarını aştı</a>" gibi saçma sapan yorumlar için bir avantaj oluşturduğunu düşünmekte mümkün; ama diğer taraftan bu kaotik yapı, MS gibi tekellerin doğrudan ve bir anda tüm kaynağı tüketecek şekilde linux'e saldırabilmesini de önlüyor... Hatta linux kullanmayı keyifli hale getiren unsurlardan biri de postmodern bir yapıyla karşı karşıya değilseniz,  bu tür anket sistemleri  için tamamen bir hayalet olmanız...   
</div>
<div style="text-align: center">
</div>
<div style="text-align: center">
Bu da tamamen bakış açısı ile ilgili <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /> <br />
</div></center>
<meta name="date" content="17.05.2007 23:59:59">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Epiphaneia</title>
<link>http://panhaema.com/21</link>
<comments>http://panhaema.com/21#yorumlar</comments>
<pubDate>07.01.2006 17:26:20 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<div style="text-align: center">
<img src="http://panhaema.com/uploads/lk23m017.jpg" border="0" />
</div>
<br />
<br />
<img src="http://panhaema.com/uploads/pic2.jpg" border="0" hspace="20" align="left" />
Epiphany kelimesinin Antik Yunanca&#39;daki karşılığı olan Epiphaneia; <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pantheon_%28gods%29">Pantheon</a>&#39;un somutlaşması, Tanrıların v&uuml;cut bulması anlamına gelir. 6 Ocak Hristiyanlar i&ccedil;in, bu kavramın Isa&#39;ya bağlanması vasıtasıyla, kutsal bir g&uuml;n. Arkeolog kimliğimi ş&ouml;yle bir canlandırıp aklıma gelenleri yazayım:<br />
<br />
Klasik Arkeoloji disiplini aldığım i&ccedil;in Hristiyan inanışından dem vuramayacağım (tabi bunda, paganların sayı bakımından, hristiyanlara nazaran, daha az olmalarının da etkisi var). A&ccedil;ık&ccedil;ası Antik Yunanlılar 2006 yılında yaşayan bizlerden &ccedil;ok daha az dogmatik olabiliyorlardı :) &Ouml;rnek mi istiyorsunuz? <br />
<br />
Bazı Helenistik tapınakların alınlıklarında, tapınağın i&ccedil;erisindeki k&uuml;lt heykelini aydınlatması amacıyla i&ccedil;eri a&ccedil;ılan pencereler bulunmaktaydı. Anadolu&#39;da bug&uuml;n S&ouml;ke yakınında, vakt-i zamanında ise Thorax dağının eteğinde, <a href="http://de.wikipedia.org/wiki/Magnesia_am_M%C3%A4ander">Menderes Magnesia</a>&#39;sı bu t&uuml;rden bir tapınağa sahiptir. Şu anda akademik &ccedil;alışmalar ne durumda bilemiyorum ama, ben orada &ccedil;alışırken s&ouml;z konusu hipotezlerden biri şuydu: Pencerelerden i&ccedil;eriye yılın belirli bir d&ouml;neminde ay ışığı girmekteydi. Yılın belirli bir d&ouml;nemini kapsayan bu ışıma k&uuml;lt heykelini (<a href="http://www.theoi.com/Cult/ArtemisCult4.html">Artemis Leukophryene / Beyaz Kaşlı Artemis</a> [CULT IN KARIA]) aydınlatmakta, o d&ouml;neme rastlayan bir festival ile oraya gelmiş olan insanlar Epiphaneia ile karşılaşmaktaydılar... Bu festivaller antik kentler i&ccedil;in ekonominin de &ouml;nemli dişlilerinden biriydi. Gerisini varın siz d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n...<br />
<br />
M&uuml;hendislik a&ccedil;ısından ise olayın konsepti biraz daha farklıydı : Yekpare taşlardan oluşan tapınak alınlıkları, tapınakların en ağır elemanlarından biriydi. Bu ağırlığı s&uuml;tunlara doğru dağıtmak &ccedil;ok ciddi bir sorundu. Yaygın g&ouml;r&uuml;ş odur ki, Epiphaneia pencereleri tapınak alınlıklarının ağırlıklarını ciddi oranda azaltmaktaydı.<br />
<br />
Bu arada tapınak demişken, hafife almayın bazılarının inşa safhaları y&uuml;zyıllar s&uuml;r&uuml;yordu...<br />
<br />
Aklıma gelen birşeyi daha yazayım; Sanat Tarihi&#39;nin meşhur tasviri Pantogrator Isa ve Olympia Zeus Tapınağındaki k&uuml;lt heykeli (<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Seven_wonders_of_ancient_world">Antik D&uuml;nya&#39;nın yedi harikası</a>ndan biridir aynı zamanda) :<br />
<br />
<br />
<br />
<div style="text-align: center">
<img src="http://panhaema.com/uploads/Icon.ChristTheSavior.gif" border="0" /><img src="http://panhaema.com/uploads/zeus.jpg" border="0" width="276" height="471" />
</div>
<br />
<br />
<div align="center">
Benzer birşeyler yakalayabildiniz mi?<br />
</div>
<br />
Yukarıda bahsettiklerim cebinizde dursun, madem yarın işe gitmiyorum (bayramları seviyorum) &ccedil;enem biraz daha d&uuml;şs&uuml;n ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;z idollerinden; kapitalin metalarına taparak, protestan etiğini y&uuml;selten değerlerden s&ouml;z edeyim. B&ouml;ylece i&ccedil;im tertemiz olsun :)<br />
<br />
Tek tanrılı dinlerin yaygınlaşmasından bu yana efsaneler s&ouml;n&uuml;yor, etkisini kaybediyor. Ilkel &ccedil;ağlarda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; ve zapt edemediği bir dağ leoparına tapan insan; modern &ccedil;ağda bu sığınma g&uuml;d&uuml;s&uuml;n&uuml; (somut olarak) doğru eşleyememeye başladı. Doğayı kontrol etmek metafor olmaktan &ccedil;ıktığından beri, postmodern insan; Dow Jones borsasını, Anelka&#39;yı, Google&#39;ı yada Genetik Algoritmayı idolleştiriyor. Işin acı tarafı bu tapınma şeklinin mistisizmi yok. Hatta daha da acısı bireyin bu sujeleri idolleştirdiğinden de haberi yok! <br />
<br />
<a href="http://en.wikiquote.org/wiki/Jurassic_Park">Ian Malcolm</a>&#39;un dediği gibi: God creates dinosaurs. God destroys dinosaurs. God creates man. Man destroys God. Man creates dinosaurs...
<meta name="date" content="07.01.2006 17:26:20">]]>
</description>
</item>
</channel>
</rss>
