<?xml version='1.0' encoding='UTF-8' ?>
<rss version='2.0'>
<channel>
<title>panhaema.com</title>
<link>http://panhaema.com</link>
<description>Her yer kanla kaplı...</description>
<language>tr</language>
<generator>panhaema.com rss robotu v1.7 (MetaCat)</generator>
<item>
<title>Famicom Fatihi Türkler</title>
<link>http://panhaema.com/146</link>
<comments>http://panhaema.com/146#yorumlar</comments>
<pubDate>01.04.2009 10:11:12 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[... <br><br>
<b><i>You should pay around $10 for a Mario hack. They have gotten more common in recent years as collectors have begun to tap foreign markets around Turkey and China. Yes, Turkey...for some reason there are a heck of a lot of Famicom pirates in Turkey."</b></i><br>
<p> </p>
<p>Kaynak: <a href="http://web.archive.org/web/20080411023248/http://www.famicomworld.com/Pirated/Mario_Six_PIR.htm">http://web.archive.org/web/20080411023248/http://www.famicomworld.com/Pirated/Mario_Six_PIR.htm</a> <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-sealed.gif" border="0" alt="Sealed" title="Sealed" /> </p>
<p> </p>
<p>Ah, bir de şu iki emulatör var: <a href="http://fceultra.sourceforge.net/">http://fceultra.sourceforge.net/</a> , <a href="http://fms.komkon.org/iNES/">http://fms.komkon.org/iNES/</a></p>
<p>Linux altında Famicom/Nes için daha şık bir ikili olamaz. Meraklısına...</p>
<p> </p>
<p>Bu da işin karanlık tarafı:</p>
<p><a href="http://www.getlofi.com/?p=674"><img src="http://panhaema.com/uploads/circuitbent_famicom.JPG" border="0" /></a><br /><a href="http://www.getlofi.com/?p=674">http://www.getlofi.com/?p=674</a></p>]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Sayısal Mücadele ve Wii</title>
<link>http://panhaema.com/145</link>
<comments>http://panhaema.com/145#yorumlar</comments>
<pubDate>30.03.2009 09:15:14 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<div>Bir süredir Nintendo'nun dillere destan konsolu (ki Nintendo konsol dünyasının Apple'ı bana kalırsa), Wii çerçevesinde takip ettiğim bir topluluk var. Bu insanlar Homebrew (Ev yapımı) uygulamalar konsepti altında Wii üzerindeki açıkları kullanarak çeşitli yazılımların wii portlarını oluşturmaktalar ve hatta yer yer kendi yazılımlarını da geliştirmekteler.</div>
<div></div>
<div>Nintendo ile ilgili fikirlerimi ve bir takım detayları vakt-i zamanında <a href="/144">şurada</a> paylaşmıştım.</div>
<div></div>
<div>Beni tekrar konuyla ilgili yazmaya iten nokta ise bu topluluğun geliştiricilerin yararlandıkları pek çok kaynağın,</div>
<div>özgür yazılım camiasının ortaya koyduğu ürünler olması. Ve bu topluluğun konsol habitatı ekseninde, sosyal anlamda oluşturduğu reflekslerle ilgili.</div>
<div></div>
<div>Basitçe başlamak gerekirse, ortada iki taraf var. Nintendo ve diğerleri. Ortaya ürünü koyan ticari bir kuruluşsa ve</div>
<div>"açık" bir iş modelini benimsememişse genelde şirket ve diğerleri şeklinde ayırmak hemen hemen her durum için kolay iken, burada durumu ilginçleştiren, eşine az rastlanır türden bir gövde gösterisi var...</div>
<div></div>
<div>Wii'nin yapabileceği pek çok şeyin, hemen hemen hiç birini yapmıyor olmasıyla ilgili bir hikaye var ortada. Bu duruma bayağı canı sıkılan birkaç hacker önce Wii içerisinde kod çalıştırmaya izin veren bir açığı keşfederek. Wii'ye sızmayı başarıyorlar. Hızla yapılan ilk iş, temel bir platform oluşturmak (Homebrew Channel), sonrasında da yapılan tüm geliştirmelerin, kurulum/kullanım ve değişim süreçlerinin kurallarını koyan standartları geliştirmek olmuş.</div>
<div></div>
<div>Haliyle Nintendo bu duruma hali/vakti/aklı (iş modelini düşünerek ortaya konan bir trio'dur) yerinde her şirketin yaklaşacağı şekilde yaklaştı. Önce söz konusu açığı yamadı ve bu açık kullanılarak yüklenen Home Brew Channel'in bir daha yüklenemeyecek olmasından emin olmaya çalıştı. Zira HBC'yi silmeye yönelik bir hamle geliştirmesi zordu çünkü, HBC sistemin her yerine ulaşabilen uygulamaları bünyesinde barındırıyordu. Bu tür bir girişimin sonucu muhtemelen konsolun soluğu teknik serviste almasıyla sonuçlanırdı...</div>
<div></div>
<div>O günlerden bu günlere, tabiri caizse bir Nintendo vurdu bir de hacker'lar <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /></div>
<div></div>
<div>Nintendo bir türlü HBC kullanımını kesemedi, köşeye sıkıştırmaya yönelik her adımına anında tepki verildi.</div>
<div></div>
<div>Geçtiğimiz günlerde San Francisco'da düzenlenen GDC (Game Developers Conference) 2009 da Wii'nin en son sistem versiyonu Satoru Iwata (Nintendo'nun başkanı) tarafından lanse edilmişti. Wii'nin hafıza problemlerine</div>
<p><img src="http://panhaema.com/uploads/hbc.jpg" border="0" alt="The Homebrew Channel" title="The Homebrew Channel" width="270" height="200" align="right" /></p>
<div> yönelik ciddi iyeleştirmelerin yapıldığı bu sürüm HBC için pek çok önlem içeriyordu. Hatta bu önlemlerin bir kısmı Kore'de yayınlanan bir ara sürüm ile test edilmişti. Evet, o sürümü sadece Kore gördü <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> 4.0 sürüm numarasıyla yayınlanan sistem versiyonunun (<span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold">bu sürümden önce Kore'de 3.5 yayınlanmıştı, dünyanın geri kalanı ise 3.4 sürümünden 4.0'a direkt geçtiler</span>) yarattığı tüm olumsuzluklara (!) rağmen, duyurulmasından bir kaç saat sonra forumlardan software modded olan eski sistemlerin sağlıklı yükselebildiği haberleri gelmeye başladı. Sizce Nintendo buna göz mü yumdu?</div>
<div></div>
<div>Hatta wii hacker'ları sürümü öylesine benimsediler ki artık yeni geliştirme tabanının ve hedef platformun 4.0 olması yönünde bir takım gelişmeler yaşandı <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /></div>
<div></div>
<div>Wii'ye dair en son gelişme ise, sahip olduğu usb portunu kullanarak, buraya takılacak herhangi bir depolama ünitesinden yedeklediğiniz oyunları (ne yani yedek alamaz mıyım?) oynayabilmeniz yönünde.</div>
<div></div>
<div>Konu üzerine pek çok metafor ortaya konulabilecek olduğundan, pek çoğunu okuyucuya bırakarak, bir iki şey söylemek isterim.</div>
<div></div>
<div>Bahsi geçen hikayenin DS/PS3/PSP/XBOX360 varyasyonlarını da başka yerlerden okumanız olası.</div>
<div></div>
<div>Şimdi bir de olayın "iki tarafının" olmadığı bir konsol örneğini hatırlayalım: GP2X</div>
<div>Hatırlayacağınız üzere, bu cihaz üzerinde geliştirme faliyetinde bulunmak ve "becerebildiğiniz" her şeyi yapmak tamamen serbest.</div>
<div></div>
<div>Çoğu zaman bireysel olarak yapılan iyileştirmelerin, resmi sistem sürümlerinde yer bulmuş olması da bir o kadar ince bir nüans GP2X açısından.</div>
<div></div>
<div>Hikayeleri bir kenara bırakıp işin teknik detaylarından da biraz bahsetmek isterim:</div>
<div></div>
<div>HBC çerçevesinde geliştirilen her uygulamanın, SDK'sı devkitPRO (<a href="http://www.devkitpro.org/">http://www.devkitpro.org/</a>)</div>
<div></div>
<div>Sadece Wii çerçevisinde değil aklınıza gelebilecek tüm popüler konsolların Home Brew temeli bu SDK'ya dayanmakta. Şöyle bir içine girdiğinizde GCC ekseninde toparlanmış, pek çok araç ve ana kodu başka projelerden fork etmiş pek çok kütüphaneler göreceksiniz.</div>
<div></div>
<div>Özellikle Wii'yi HBC ile kullanan kullanıcılar için, Linux ve Linux uygulamaları oldukça tanıdık. Örneğin HD Video oynatma kapasitesi olmasına rağmen offical haliyle DVD filmleri bile oynatamayan Wii'nin Home Brew tarafında çözümü mplayer. Hatta mplayer kodlarını kullanarak kendi oynatıcılarını yazanlar da mevcut.</div>
<div></div>
<div>Konunun lisanslar ve telif hakları bakımından felsefi tartışmalar çıkarmaya çok müsait olduğu çeşitli forumlardan görmek olası olsa da genel kanı açık kaynak felsefesinin iyi ki var olduğu yönünde <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /></div>
<div></div>
<div></div>
<div>
<ul>
<li><a href="http://www.teknoconsolas.es/blog/waninkoko/anuncio-de-una-nueva-aplicacion">http://www.teknoconsolas.es/blog/waninkoko/anuncio-de-una-nueva-aplicacion</a> (Usb Iso Loader)</li>
<li><a href="http://wiibrew.org/wiki/Main_Page">http://wiibrew.org/wiki/Main_Page</a> (Wii Homebrew Wiki)</li>
<li><a href="http://hbc.hackmii.com/">http://hbc.hackmii.com/</a> (Homebrew Channel)</li>
<li><a href="http://lifehacker.com/400581/hack-your-wii-for-homebrew-apps-and-dvd-playback">http://lifehacker.com/400581/hack-your-wii-for-homebrew-apps-and-dvd-playback</a> (Wii ve Mplayer)</li>
<li><a href="http://blog.wired.com/games/2009/03/gdc-live-blog-n.html">http://blog.wired.com/games/2009/03/gdc-live-blog-n.html</a> (GDC 2009 Nintendo Anonsu)</li>
<li><a href="http://www.gp2xtr.com/">http://www.gp2xtr.com/</a> (GP2X TR)</li>
</ul>
</div>
<p> </p>]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Wii, labelflash, pygame ve egzantrik hayat notları </title>
<link>http://panhaema.com/144</link>
<comments>http://panhaema.com/144#yorumlar</comments>
<pubDate>21.03.2009 23:57:46 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium">Uzun zaman olmuş yazmayalı...<br /><br />Geçen onca zaman, pek çok şeyi değiştirdi tabi. Hepsini yazmak uzun bir mesai gerektirirdi. Benden bir şekilde haber alamayan insanlar için de biraz bu paragraf. Ben iyiyim <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-smile.gif" border="0" alt="Smile" title="Smile" /><span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px">  Bazılarınıza uzun zamandır ulaşmadım, farkındayım. Aynı zamanda hepinizin burayı takip ettiğini de biliyorum. Hepinizi seviyorum...</span></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />2005 yılında bu alan adını aldığımda, teknoloji güncesi olarak nitelediğim bu şey ana erişimde iken, kurduğum firma bu siteye ait bir sub-domain den yayın yapıyordu. Firmanın neden/nasıl battığını anlatmama gerek kalmadı sanırım? <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /> <span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px">O zamandan bu zamana neşemi pek kaybetmediğimi umuyorum. O zamandan bu zamana bir şeyi iyi kavradım, özümsemek zorunda kaldım ya da. Bu gezegen'de yaşayan herkesin, hepimizin; dostlarımızın, arkadaşlarımızın ve hatta düşmanlarımızın, belki de hayatta hiç olmadıkları kadar birbirlerine yaklaştıkları bir nokta var. Sonlarımız... Yaşarken bu ortak noktayı unutmamak gerek. Kim bilir belki de daha çok ortak nokta bulmamıza yardımcı olur bu paydayı akılda tutmak.</span></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />Vasiyetimi yazıyor gibi girdim konuya ama zihnim fevkalade kaotik çalışmakta her zamanki  gibi <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium">Konuyu değiştiriyorum hemen. Son bir nokta: Nisan ayında askere gidiyorum (aslında bunu yazmayıp, neden aramıyorsun diye sitem edenlere bahane yapacaktım ehehe). <br /><br />Şöyle aklımdaki bir kaç konuyu buraya not etmek istiyorum müsadenizle:<br /><br />Wii maceram hakkında ilk notlarım:<br /><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/wii.jpg" border="0" alt="wii" title="wii" width="300" height="300" align="right" />Sistemin yapısından, kararlılığından genel olarak memnunum. Zira çok yoğun stres testleri uyguladığımı söylemem gerek. Yanlız bu aleti diğer konsollardan daha dikkatli kullanmak gerek. Aklınıza gelen ilk şey değil bunu yazarken düşündüğüm. Evet, remote ve nunchuk'ı tv'ye sokmak, tabloları ve vazoyu ziyan etmek mümkün. Fakat daha farklı bir şey var: Ellerinizin haketlerini, vücudunuzun ivmesiyle birlikte kullanıyorsunuz. Bu simülasyon sırasında beyin gerçekten garipleşebiliyor.<br /><br /> Hareket eden uzuvlarınız, doğada davrandığı gibi davranıyor tam olarak. Remote'u gereğinden fazla sıkmak, nunchuk'ın yön kolunu kanırtmak vs gibi. Nintendo, ürün piyasaya çıkmadan önce bu durumun farkındaydı bana kalırsa. Açık söyleyeyim ben de sağlamlaştırmak adına en ufak bir adım dahi atmazdım kontrol ünitelerini <span class="Apple-style-span" style="font-size: 10px"><img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif" border="0" alt="Laughing" title="Laughing" /><span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px">  Wii arızalarının % 90'i remote ve aparatları etrafında yoğunlaşıyor bu bağlamda. Bu arızaların tamamına yakını, benim tabirimle "istemsiz kullanıcı hatası". Bu tür arızalarda, hemen hemen hiç bir uluslararası garanti protokolü müşteri lehine cevap vermiyor. Çok zekice tasarlanan kontrol ünitesi, aynı zekilikle  firmaya ekstra bir gelir sunuyor. Nedense bu konuyla ilgili kızamıyoruz Nintendo'ya, Wii kullanıcıları olarak. Ortaya konan şeyin keyfi daha ağır basıyor sanırım.</span></span></span></div><div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />Yanlız hemen hemen her profesyonel Wii kullanıcısının delirdiği bir nokta var ki, hakikaten anlamak güç Nintendo'yu. Öyle bir konsol yapacaksınız ki sınırları gökyüzüne bakmakla eşdeğer olacak. Sonra öyle bir yazılımla donatacaksınız ki bu sınırsızlığın yakınından bile geçmeyek. Yapılan güncellemelerin çoğu yersiz ve yapılan hack'leri örtüp, etkisiz bırakmaya yönelik olacak. Wii firmware'leri çok eksikler, donanımı efektif kullanmaktan oldukça uzaklar şu an. Tabi bu bakış açısı, konsola bir oyun aracı ya da daha fazlası olarak bakmakla da şekil değiştirebilir. Nintendo, lanse ederken "daha fazlası" diyordu...<br /><a href="http://guides.ign.com/guides/748589/"></a><br />Firmware demişken akla gelne bir diğer konu da <a href="http://hbc.hackmii.com/">Homebrew Channel</a>. Homebrew, wii'nin ilk oyunlarından olan <a href="http://guides.ign.com/guides/748589/">The Legend of Zelda: Twilight Princess</a>'deki bir açığı kullanarak yüklenmekte. Yüklenen kanal, wii'deki yazılımsal modifikasyonun beşiği olmakta. Ondan sonra yapamayacağınız çok az şey kalıyor. Linux boot etmek, mplayer ile dvd, divx vs izlemek (Nintendo offical olarak dvd izleme desteği sunmuyor hala ama planları varmış bu konuyla ilgili hihi) hatta backup oyunları oynamak (mod-chip olmaksızın) sadece bunlardan bir kaçı.<br /><br /><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/smg-l.png" border="0" alt="super mario galaxy" title="super mario galaxy" width="385" height="250" align="left" />Nintendo prensip sahibi, saygı gören ve bu saygıyı da hak eden bir firma genel olarak. Şimdi de size şunu anlatayım: Wii'nin babası konumunda olan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Nintendo_GameCube">GameCube</a> konsolu için bir oyununuz var. wii'de pek tabi ki bu oyunu oynamanız mümkün ama bazı gereksinimler var. GC game pad'ine ihtiyacınız var. Bunu anlayabiliyorum. Ne de olsa tasarım, bu pad ekseninde şekiillendi. Ama bir de Game Cube hafıza kartuşuna ihtiyacınız var ki 2 gb sd kart taktığım, dahili hafızası 512 mb olan bir cihazın, o taş devrinden kalma kartuşu bulmazsan, save edemezsin demesi de tam bir hayal kırıklığı... Bir de usb 2.0 var wii'nin üzerinde. Hemen heveslenmeyin ama. Şimdilik sadece usb keyboard ve bazı oyunların özel aparatları için destek sunuyor. Ben, bir usb belleğe herhangi bir oyunu save edebilmeliyim diye düşünürken, wii oyunları sd karta ve yerleşik hafızaya, gc oyunları ise sadece gc kartuşlarına save edilebilmekte. Bakış açısı farkının nedeni, remote'un sağlamlığı ile ilgili hikayeyle aynı.<br /><br />wii'nin firmware'lerle ilgili acilen bi şeyler yapması ve homebrew sevenleri pek sıkıştırmaması lazım bana kalırsa. <br /><br /><a href="http://nintendo.com.tr/">Nintendo Türkiye</a> tarafı Wii'nin mevcut sistemi konusunda henüz etkin değil. Konsol üzerinden alışveriş yapmak ve sunulan servisleri kullanmak için başka ülkelerden internete çıkıyormuşsunuz gibi davranmanız gerekiyor. <a href="http://nintendo.co.uk/NOE/en_GB/club_nintendo/club_not_logged_in.jsp">Nintendo Club</a> gibi hem web arayüzü olan, hem de wii ile senkronize olan servislerden bahsetmiyorum bile... Türkiye'de satılan konsollar için (PAL), UK iyi bir seçenek mesela. Gönül ister ki Türkiye'de de bu servisler aktif olsun. Bu durumun bir dezavantajı da online oyun oynama sevisi olan, Nintendo Wi-Fi'da karşımıza çıkıyor. Bazı oyunlarda karşılıklı oyun oynayacak kullanıcı bulmak mümkün olmuyor. Lag durumumuza uygun bir ülke seçmediğimiz için ya da seçtiğimiz ülkeden oldukça uzak olduğumuz için.<br /><br /><br />Bir de wii'nin wireless'ının modem beğenmeme durumu var ki sırf bu yüzden tüm sisteminiz wpa2-psk ile çalışmaya hazırken, wii wpa2-psk kullanan access point'e bağlanamadığı için, wpa-psk kullanmak zorunda kalabilirsiniz. Nintendo destek sitesinde gayet güzel anlatıyor: "<a href="http://www.nintendo.com/consumer/routers/en_na/routerIndex.jsp">Bazı modemlerle uyuşamıyoruz</a>" diye... Wii alacaklara / internete bağlayacaklara duyurulur...<br /><br />Tüm bunlara rağmen <a href="http://www.tempo24.com.tr/content/newsdetail.aspx?cat=37&newscode=34091">super mario galaxy</a>, hard-core bir oyucu olarak kendini tanımlayan biri olarak şu yaşıma kadar (26) hayatımda gördüğüm en muhteşem oyun...<br /><br /><div style="text-align: center"><img src="http://panhaema.com/uploads/smg.jpg" border="0" alt="super mario galaxy" title="super mario galaxy" width="430" height="320" /><br /></div><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/labelflash.jpg" border="0" alt="labelflash" title="labelflash" width="170" height="150" align="left" />LighScribe teknolojisini bilmeyen yoktur herhalde. CD/DVD etiketleme konusunda bu alanda pek duyulmayan teknolojinin adı ise <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/LabelFlash">LabelFlash</a>. LightScribe'den farkı ise kullandığı medya (ki bulmak pek kolay değil) ve medyayı şekillendiriş biçimi. Medyanın önyüzünü hani şu microsoft'un işletim sistemi disklerindeki gibi hologram görünümünde şekillendiriyor. İşin asıl eğlenceli yanı: labelflash desteği olan her yazıcı da aynı zamanda <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/DiscT@2">DiscT@2</a> adında bir şekillendirme sistemi daha olması. Bu da dvd'nin (evet sadece dvd / eskiden cd'leri de şekillendirebiliyormuşuz ama zaman geçtikçe cd'ler ucuzlamış ~ kar ettirmeyen teknoloji patlıcandır...) veri kısmını şekillendirmenize fırsat veriyor.<br /><br />LablFlash'la tanışmam harici (usb) bir NEC 7633A ile oldu. Bu süreçte, 1 TB büyüklüğünde seagate freeagent ve EEE 1000H de edindim. Freeagent için, söylenebilecek pek bir şey yok. Şık bir cihaz ve işini yapıyor. EEE PC tarafında çok mutluyum. Beklentilerimin üstünde bir cihaz...<br /></span></div><div> </div><div><div style="text-align: center"><span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px"><img src="http://panhaema.com/uploads/eee-fa-nec.png" border="0" width="460" height="150" /></span><br /></div><span class="Apple-style-span" style="font-size: medium"><br />Son olarak programlama:<br /><br /><br /><img src="http://panhaema.com/uploads/pygame.gif" border="0" alt="pygame" title="pygame" width="200" height="60" align="left" />Python maceramda, şu sıra yeni gözdem <a href="http://www.pygame.org/news.html">pygame</a>. 1 saatlik bir önbilgi ile neredeyse ufak bir oyun yazdım bile! pygame sadece oyun programlama için değil, kısa yoldan simülasyon yaratmak ve veri görselleştirmek için de çok faydalı bana kalırsa.<br /><br />Şimdilik bu kadar sevgili günlük, tekrar görüşmek üzere...</span>     </div><meta name="date" content="21.03.2009 23:57:46">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Deus ex machina</title>
<link>http://panhaema.com/137</link>
<comments>http://panhaema.com/137#yorumlar</comments>
<pubDate>17.02.2008 15:30:07 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font face="Times New Roman" size="3">Evet, bir Pazar girdisi daha şiddetli hava muhalefeti ve Machinae Supremacy – Erecta my hamburger baby eşliğinde başlıyor…</font> 
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font face="Times New Roman" size="3"><a href="http://www.lastfm.com.tr/music/Machinae+Supremacy" title="http://www.lastfm.com.tr/music/Machinae+Supremacy">Machinae Supremacy</a>. Biraz bahsetmezsem, haksızlık olur. Kendileri, şarkının titrinden de anlaşılabileceği üzere, <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Elektron_SidStation" title="http://en.wikipedia.org/wiki/Elektron_SidStation">Sidstation synthesizer</a> hastası arkadaşlar. Commodore denince akla gelen ilk detaylardan biri olsa gerek SID. Efsanevi bir şey; hala daha çözebilmiş değilim, acaba sadece retro bir özlem mi? Yoksa zamanın ötesinde elektronik bir yaklaşım mı? Sanırım cevabı olmayan sorulardan bunlar… Machinae Supremacy, <a href="http://www.google.com/search?hl=tr&q=sid+metal&lr=" title="http://www.google.com/search?hl=tr&q=sid+metal&lr=">SID Metal</a> olarak müzik literatürüne geçen bir türün öncülerinden. Bu ülkede de SID ile ilgilenen bir sürü insan var…</font> 
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font size="3"><font face="Times New Roman">Sanırım sonunda kendi mobil mucizemi buldum. <a href="http://eeepc.asus.com/tr/index.htm" title="http://eeepc.asus.com/tr/index.htm">Eee pc</a>’nin <a href="http://eeepc.asus.com/tr/product.htm" title="http://eeepc.asus.com/tr/product.htm">2G Surf</a> modelini özlemle bekliyorum. Bu ayın sonuna doğru ülkemizde de satışa çıkması bekleniyor. Çok hoş ve ince düşünülmüş ayrıntıları okumayı size bırakıyorum. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Solid-state_drive" title="http://en.wikipedia.org/wiki/Solid-state_drive">Solid-state</a> denildi mi kopuyorum ben zaten, sinirlerim bozuluyor bir anda <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-laughing.gif"></img></font></font>
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font face="Times New Roman" size="3">Eee pc’nin pazar başarısı önümüzdeki günlerde daha net incelenebilir olacak. Ama şimdiden görünen o ki, Linux sempatizanlarını ve kullanıcılarını kendinden geçirmiş durumda. Aslında bu ASUS’un ilk denemesi değil bu bağlamda. <a href="http://shiftdelete.net/site/index.php?option=com_content&task=view&id=3049&Itemid=1" title="http://shiftdelete.net/site/index.php?option=com_content&task=view&id=3049&Itemid=1">P5E3</a> isimli modellerinde <a href="http://www.splashtop.com/index.php">splashtop</a> ve <a href="http://matchbox-project.org/" title="http://matchbox-project.org/">matchbox</a> kullanılarak, bilgisayar açıldıktan 5 sn sonra internete girmek, skype kullanmak v.s. mümkün hale gelmişti. Eee pc ve P5E3… Amiyane tabiriyle deliler gibi satıyor… Bu arada Eee pc Xandros temelli bir sistemle geliyormuş, öntanımlı olarak.</font> 
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font face="Times New Roman" size="3">Tabi Eee pc’nin hedef kitlelerinden biri de Linux kullanıcıları olunca, iş software hacking de kalmıyor, hardware hacking yapılıyor. <a href="http://beta.ivancover.com/wiki/index.php/Eee_PC_Internal_Upgrades" title="http://beta.ivancover.com/wiki/index.php/Eee_PC_Internal_Upgrades">GPS, Bluetooth, N Draft, FM</a> falan…</font> 
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal">
<font size="3"><font face="Times New Roman"><span> </span>“Ayyy!<span>  </span>Ne güzel… ASUS’da özgür yazılımları destekliyor” şeklinde yaklaşanlar için, desteğin doğrudan değil dolaylı olduğunu vurgulamak adına bir anekdot vereyim: Model bazlı olarak, gelişmekte olan bazı ülkelere ihraç ettikleri Eee pc'lerde, RAM yükseltilmesini engellemek adına, RAM’i slota lehimliyorlarmış… Farklı farklı yerlerden okudum bunu, komik geldi açıkçası… 3. Dünya ülkelerinin üst sıralarında yer almayı sindirmek yetmiyor bazen. Yer yer havya da yokmuş gibi davranmak gerekiyor anlaşılan…</font></font> 
<br>
<font face="Times New Roman" size="3"> </font> 
<p style="background: #f8fcff">
<strong><em><span style="font-size: 12.5pt; color: black; font-family: Arial">Deus ex machina [1]</span></em></strong><span style="font-size: 12.5pt; color: black; font-family: Arial"> (<em>deus ex māchinā</em>, çoğulu <em>deī ex māchinīs</em>); bir kurgu veya drama da beklenmedik, yapay veya imkansız bir karakter, alet veya olayın senaryo akışı içinde beklenmedik bir yerde aniden ortaya çıkması, örneğin anlatıcının bir anda uyanıp her şeyin rüya olduğunu anlaması veya aniden ortaya çıkan bir meleğin sorunları çözmesi için kullanılan Latince kalıp. Birebir çevirisi "makineden tanrı" olup, antik Yunan tiyatrosunda bir tanrıyı canlandıran karakterin bir vinç (machina) yardımıyla yukardan indirilmesi anlamında kullanılmaktaydı. <br><br>Antik Yunan döneminde yazılan tiyatro eserlerinde, eser yazarlarının çok sık başvurduğu bir yöntemdir. Hikayenin gidişi öyle karmaşık, içinden çıkılamaz bir hal alır ki, artık yazarın üretebileceği ilginç bir çözüm kalmaz. Ve sıklıkla başvurulan bir yöntem olarak da mitolojik tanrılar bir anda ortaya çıkarak olaya müdahale eder, ölmesi gerekeni öldürür, kurtarılması gerekeni kurtarırlar.<br><br>[1] <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Deus_ex_machina">http://tr.wikipedia.org/wiki/Deus_ex_machina</a>'dan alındı.</font></span></p>
<meta name="date" content="17.02.2008 15:30:07">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Lina</title>
<link>http://panhaema.com/130</link>
<comments>http://panhaema.com/130#yorumlar</comments>
<pubDate>20.09.2007 09:23:48 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<a href="http://openlina.org/">Lina</a>, bug&uuml;n beni tonla iş/zaman/para'dan kurtaran fevkalade bir platform! Linux uygulamalarınızı, <a href="http://openlina.org/screenshots.html">Windows ve MacOS</a> altında &ccedil;alıştırabilmek i&ccedil;in ilahi bir yol; bir t&uuml;r <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=enel+hak">enel hak</a> motivasyonu... 
</p>
<p>
Şiddetle incelenesi ve&nbsp;feyz alınası bir şey! 
</p>
<p>
Şu saatte b&uuml;t&uuml;n g&uuml;n&uuml;n işini bitirebilme yetisi aynı zamanda ahahahaaa... 
</p>
<meta name="date" content="20.09.2007 09:23:48">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>İnnovasyon?</title>
<link>http://panhaema.com/124</link>
<comments>http://panhaema.com/124#yorumlar</comments>
<pubDate>31.07.2007 14:32:36 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
BTHABER&nbsp;(Sayı:631, Sayfa:6) yazarlarından Edip &Ouml;ymen, anlamlı bir derleme <a href="http://www.bthaber.com.tr/haber.phtml?yazi_id=585000130">yapmış</a>. D&uuml;nyamızın acınası durumu ve <a href="/81">şurada</a> da bahsettiğim, bilgisayar atıklarından altın&nbsp;v.b. elde etmek hakkında: 
</p>
<p>
<strong>&quot;6 in&ccedil;lik (15 cm) bir silikon yongasının &uuml;retimi i&ccedil;in kullanılan bazı malzemelerin hesabını &ldquo;Electronic Industry Good Neighbour Campaign&rdquo; adlı kuruluş yapmıştı birka&ccedil; yıl &ouml;nce: <br />
<br />
* 90 metrek&uuml;p &ccedil;eşitli yoğunlukta gazlar <br />
<br />
* Yarım metrek&uuml;p zararlı/zehirli gazlar <br />
<br />
* 10 bin 342 litre iyonsuz su <br />
<br />
* 10 kilo &ccedil;eşitli kimyasallar <br />
<br />
* 285 kilowatt saat elektrik enerjisi <br />
<br />
Sonu&ccedil;ta 15 cm bir yonga yapılıyor. Ama şu atıklarla: <br />
<br />
* 11 kilo sodyum hidroksit <br />
<br />
* 13 bin litreye yakın atık su <br />
<br />
* 3 kilo &ccedil;eşitli zararlı atıklar <br />
<br />
Bir başka hesap: 2 gram ağırlığında bir yonga &uuml;retiminde 1.6 kilo fosil yakıt + 72 gram kimyasal + 32 kilo su kullanılıyor. Tek bir yonga ağırlığının 700 katı! <br />
<br />
İşi biten elektronik cihazlar, &ldquo;&ccedil;&ouml;p&rdquo; olunca, s&ouml;k&uuml;lmek &uuml;zere &Ccedil;in, Hindistan ve Nijerya başta 3. D&uuml;nya&rsquo;ya g&ouml;nderiliyor. (Bizim Aliağa kıyısına, Bangladeş&rsquo;e s&ouml;k&uuml;me getirilen gemiler gibi). Sadece &Ccedil;in&rsquo;in Guiyu y&ouml;resinde 110 bin kişi, ge&ccedil;imini bu atıklardan sağlıyor. G&uuml;ndelik kazan&ccedil;ları 2-4 dolar. <br />
<br />
<font color="#ff0000">Yılda 20-50 milyon ton elektronik atık oluşuyor. Bunun değeri 2009 yılında 11 milyar doları bulacakmış</font>. Bu verileri sıralayan Foreign Report dergisi (Mayıs-Haziran 2007) ayrıca şu bilgiyi veriyor: <br />
<br />
* <font color="#ff0000">1 ton bilgisayar atığındaki altın, 17 tonluk bir altın cevherindekinden &ccedil;ok.</font><br />
<br />
* Atık elektrik devrelerindeki bakır, bu maden cevherindeki bakırdan 40 kat daha zengin. <br />
<br />
* Atıklarda altın, bakır, al&uuml;minyum gibi yararlı metallere karşın; kurşun, civa, kadmiyum gibi zararlılar da var. S&ouml;k&uuml;m işleri yapılırken, sağlık &ouml;nlemi alınmadığını tahmin edebilirsiniz.&quot;</strong> 
</p>
<meta name="date" content="31.07.2007 14:32:36">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Intel, Ubuntu, mobil derken...</title>
<link>http://panhaema.com/121</link>
<comments>http://panhaema.com/121#yorumlar</comments>
<pubDate>22.07.2007 13:35:57 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
&Ccedil;ok sık takip edeceğim <a href="http://www.moblin.org/">burayı</a>. &Ccedil;ok sık...
</p>
<meta name="date" content="22.07.2007 13:35:57">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Compiz Fusion</title>
<link>http://panhaema.com/119</link>
<comments>http://panhaema.com/119#yorumlar</comments>
<pubDate>13.07.2007 09:26:49 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
D&uuml;n akşam, <a href="http://osrevolution.wordpress.com/beryl-debian/#english_version">şurada</a> anlatılanlar ışığında, uzun zamandır kullandığım Beryl'i bırakıp Compiz Fusion'a ge&ccedil;tim. İlk izlenimlerim gayet olumlu... &Ouml;zellikle <a href="http://www.youtube.com/watch?v=YthEnM24zQ4">ateşli yazı</a>ları &ccedil;ok havalı buldum <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-cool.gif" border="0" alt="Cool" title="Cool" />&nbsp;
</p>
<p>
Segfault yolunun yolcusu&nbsp;bir/iki plug-in dışında bir problem yok şimdilik <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-tongue-out.gif" border="0" alt="Tongue out" title="Tongue out" />
</p>
<p>
Yaşasın <font color="#ff0000">un</font><font color="#0000ff">st</font><font color="#ff6600">ab</font><font color="#800080">le</font> yaklaşımlar!
</p>
<meta name="date" content="13.07.2007 09:26:49">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>Telsiz Operatörü ve Uzaktan Kumanda</title>
<link>http://panhaema.com/117</link>
<comments>http://panhaema.com/117#yorumlar</comments>
<pubDate>01.07.2007 13:52:14 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[<p>
<a href="http://www.funker-vogt.com/"><img src="http://panhaema.com/uploads/FunkerVogt_MaschineZeit-SM.jpg" border="0" alt="Funker Vogt" title="Funker Vogt" width="150" height="150" align="right" /></a>Der Funker! <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-tongue-out.gif" border="0" alt="Tongue out" title="Tongue out" /> Yok, yok <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Funker_Vogt">Funker Vogt</a>, <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Aggrotech">aggrotech</a> bir grup. Yeni keşfettim ve <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=8953019">aynen</a> katılıyorum. End&uuml;striyel m&uuml;zik yapılmak zorundaysa, bırakalım Almanlar yapsın. Başka kimse dokunmasın...<br />
<br />
Kendime bir tane <a href="http://www.sonyericsson.com/spg.jsp?cc=tr&amp;lc=tr&amp;ver=4000&amp;template=pip1&amp;zone=pp&amp;pid=10242">K750i</a> aldım. Bir arkadaşımda g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;m. &Ccedil;ok &ouml;zel bir alet ve linux ile en iyi konuşan mobil cihazlardan diyebilirim. USB'den şarj olabilmesi i&ccedil;in ek bir yatırıma ihtiya&ccedil; yok (usb data kablosu, aynı zamanda şarj aleti) ve belleğini 4 gb'a kadar &ccedil;ıkartmak m&uuml;mk&uuml;n. MP3 player'ında Sony'nin Mega Bass teknolojisi kullanılmış. AT komut seti gayet a&ccedil;ık bir şekilde <a href="http://stefans.datenbruch.de/k750i/atcmds.shtml">kullanılabiliyor</a> ve C# i&ccedil;in bir k&uuml;t&uuml;phanesi <a href="http://stefans.datenbruch.de/k750i/DisGUISE/">var</a> (doğal olarak mono ile de kullanılabiliyor). Beni cezbeden olay ise biraz &ccedil;akallık kokuyor: <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Bluetooth_profile#Human_Interface_Device_Profile_.28HID.29">Bluetooth HID</a>. Bu teknoloji Linux tarafında da desteklenmekte.<br />
<br />
Tam olarak ne işe yaradığını g&ouml;steren bir video &ccedil;ektim: 
</p>
<p>
<a href="http://video.tinypic.com/player.php?v=61k0v3m"><img src="http://panhaema.com/uploads/hidvideo.jpg" border="0" alt="K750i ile Gnome ortamında fareyi kontrol etmek" title="K750i ile Gnome ortamında fareyi kontrol etmek" width="290" height="219" align="left" /></a>
</p>
<p>
&nbsp;
</p>
<p>
Bu telefonun, Linux altında kullanımına dair bulabildiğim en iyi referans da <a href="http://stefans.datenbruch.de/k750i/">şurası</a>. Remote Control ile, favori medya oynatıcınıza y&ouml;nelik kısayolları i&ccedil;eren, spesifik tanımlamalar yapmanız m&uuml;mk&uuml;n. Bazılarını da hazır olarak bulmanız m&uuml;mk&uuml;n. &Ouml;rneğin Amarok i&ccedil;in olan <a href="http://linux.softpedia.com/get/Multimedia/Audio/amaroK-Scripts/K750i-W800-D750-Amarok-Control-Profile-16848.shtml">gibi</a>. 
</p>
<p>
Kısacası, t&uuml;m penguenlere tavsiye ediyor ve severek kullanıyorum. 
</p>
<p>
&nbsp;
</p>
<p>
Nasıl anlatmış <em><strong>Funker Vogt,</strong> </em><strong>Fantasies</strong> adlı eserinde: 
</p>
<p>
<strong>&quot;At the end of of the way you have found what you search<br />
</strong><em><strong>You have managed your life with no need for a cheat<br />
Now the days are light and you can see in the night<br />
Then you have reached the end of your fight&quot; </strong></em>
</p>
<meta name="date" content="01.07.2007 13:52:14">]]>
</description>
</item>
<item>
<title>6 milyon satır ve £100 felsefesi</title>
<link>http://panhaema.com/116</link>
<comments>http://panhaema.com/116#yorumlar</comments>
<pubDate>10.06.2007 13:35:44 +0300</pubDate>
<description>
<![CDATA[IBM developerWorks makalelerine yeni eklenen "<a href="http://www.ibm.com/developerworks/linux/library/l-linux-kernel/index.html">Anatomy of the Linux kernel</a>" gerçekten de ilgi çekici ayrıntılarla dolu. <br />
<br />
<div style="text-align: center"><center>
<img src="http://panhaema.com/uploads/sloc.jpg" border="0" alt="SLOC" /> 
</center></div>
<p>
Son zamanlarda dikkatimi fazlasıyla cezbeden <a href="http://laptop.org/">OLPC</a>, özel sektör sayesinde tam bir fiyasko görünümüne büründü. En son 100$ kurtarmaz, 175$ yapalım bakalım olacak mı derken; ASUS, dalga geçercesine, şahane bir laptop modelini bu fiyattan satacağını duyurdu... Hem de 3 ve 1 nolu dünyaları birbirinden ayırmadan, sahip olmak isteyen herkese. 900 gr ağırlığında olduğu, 15 saniyede açılan bir özel-linux ile geleceği <a href="http://www.pcpro.co.uk/news/114773/asus-stuns-computex-with-100-laptop.html#">söyleniyor</a>.<br />
<br />
Bir kez daha özel sektör, akademik bir girişimi tokat manyağı yaptı. Huzurluyum, çünkü zaten böyle olması gerekiyordu... Dünyayı, iyi niyetli, ütopik yaklaşımların değil; agresif üretim bantlarının yönettiği düşüncesi bir kez daha perçinlendi. 
</p>
<p>
Taaa üniversite amfilerinde uyuklarken (o zamanlar MBA gibi atraksiyonları akıl sır almazdı), keşfettiğim (sanırım söz konusu amfinin bilim tarihi kürsüsüne ait olmasıyla bir ilgisi var) Martin Heidegger'in batı metafiziğine, enine boyuna giydirip, yerine giyecek bir elbise bulamaması gibi, her ne kadar ağır eleştirilere marus kalsa da, bilim - ekonomi ikilisinde akademik anlayışların yeri yok. Hatta yatacak yerleri bile yok, uluslararası yatırımlar varken. Mesela şimdi kim çıkıpta, Google'ınkinden daha iyi indeksleme algoritmaları ortaya koyabilir? Koysa da küresel cemiyet kendisini dikkate alır mı? Yoksa Google'ın yeni geliştirdiği takvim uygulamarını mı daha ilginç bulur? Dahası o kimse bunu yapmadan, Google kendisini satın alır mı? 
</p><center>
<div style="text-align: center">
<img src="http://panhaema.com/uploads/mario_billm.jpg" border="0" alt="Bildiğimizi sandığımız şeylerin, bilmediğimiz yönleri... BAAAH!" title="Bildiğimizi sandığımız şeylerin, bilmediğimiz yönleri... BAAAH!" width="660" height="498" /></center>
</div>
<p>
Üniversite amfilerinde uyuklamayı bıraktığım sıralarda (aradan bir kaç yıl geçmişti tabi), Michel Foucault, "iktidar her yerdedir" derken, ben Heidegger'i yanlış anladığımı farkettim, ortada batı metafiziği falan yoktu ki aslında... Aslında her şey "estetik" ile ilgiliydi... Böyle okuyup, anlayıp ama yıllar sonra kavrayabildiğim(i sandığım) bir kaç filozof daha var. Yaşamı tecrube etmeden düşüncelerini gerçekten kavramak imkansız olan; mesela Jacques Derrida... Bir üzüntüm var, sanırım kriz felsefesini anlamak için çok geç kaldım... Ömrümün geri kalanının buna yeteceğinden emin değilim <img src="http://panhaema.com/emotions/smiley-wink.gif" border="0" alt="Wink" title="Wink" /><br />
<br />
Ömrünün ortalama %40'ı bitmiş biri olarak, bu bağlamda yeni bir şoku kaldırabileceğimden pekte emin değilim, o yüzden ASUS bana huzur verdi... <br />
<br />
* Başlıkta geçen 6 milyon satır, 2.6 serisi çekirdeğin sahip olduğu satır sayısıdır. Satır sayıları ilginizi çekiyorsa <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Source_lines_of_code">buradan</a> buyrun. 
</p>
<meta name="date" content="10.06.2007 13:35:44">]]>
</description>
</item>
</channel>
</rss>
